Kaç yaşındasınız

Keloğlan Dört Haramiler

Bir varmış bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Anasıyla birlikte karınca kararınca geçinip giderlermiş. Bir yıl hiç yağmur yağmamış, kıtlık olmuş. Ekinler tarlada, meyveler dalda, üzümler bağda susuzluktan kavrulmuş. Dereler, ırmaklar kurumuş. Bunun üzerine anası Keloğlan'ı iş bulup çalışarak para kazanması ve kışlık yiyecek alması için kasabaya gitmeye ikna etmiş.

Karagöz İle Hacivat: Zaman Makinesi

Karagöz bir gün hızlı adımlarla evinden çıkar ve Hacivat'ın evine doğru yürümeye başlar. Karagöz çok hırslıdır, gözü hiçbir şeyi görmez. Kendisini tanıyıp, selam verenlere bile eyvallah etmez. Hışımla gelip, Hacivat'ın evinin kapısını çalar. Hacivat kapıyı açar:

" Yavaş ol Karagözüm, kapıyı kıracaksın! Tokmağı görmez misin? Tekmeyle kapı çalınır mı? Evi yıkacaksın. Benden korkmaz mısın? "

" Kes! Tantanayı bırak! Senden korkmam. Sen benden korkar mısın? "

" Aman Karagözüm, korkarım. Yeter ki, evimi başıma yıkma."

Karagöz İle Hacivat: Ekmek

Bursa sokaklarında gezip dolaşan Karagöz ile Hacivat, Pınarbaşı Meydanı’na geldiklerinde yorulduklarını anlarlar ve bir ağacın altına oturup dinlenirler.

Daha sonra Hacivat: “ Aman Karagözüm, içim bayıldı. Fırından ekmek al da suya banıp yiyelim. “

Karagöz: “ Ekmek alayım da yakında fırın var mıdır? “

Hacivat: “ Var ya. Az önce önünden geçtik. “

Karagöz: “ Hiç fark etmedim. Yerini tarif et, hangi somun fırınında? “

Hacivat eliyle işaret eder:

“ Şuradaki inek ahırının ilersindeki somun fırınında. “

Karagöz: “ Ne işi varmış elinin ineğin kuyruk sokumunda? “

Albatros Hikayeleri - Hızlı Araba Kullanılmaz

HIZLI ARABA KULLANILMAZ

Arabasını çok hızlı kullanıyordu. Şehirler arası trafiğe çıktığında hız sınırını aşar, 150-160'la giderdi. Kendi hayatına değer vermediği için, başkalarının hayatını hiçe sayardı. Neden hızlı araba kullanıyorsun diye sorulduğunda, araba dediğin hızlı kullanılır, şeklinde anlamsız bir cevap vermişti. Birkaç kez kaza yapmış ve bu kazalardan ucuz kurtulmuştu.

Bir gün İstanbul'dan Ankara'ya gitmek üzere yola çıkacaktı. Evinden çıktı, arabasına doğru yürüdü. Albatros oradaydı. Dürbünlü tüfeğiyle sorumsuzu tek kurşunla alnının çatısından vurarak yere serdi.

Albatros Hikayeleri - Evde Köpek Beslenmez

EVDE KÖPEK BESLENMEZ

Yirmi sekiz yaşındaydı. Dört yıllık evliydi. İki yaşında bir oğlu vardı. Bu uzun boylu, kocaman adam yıllar önce satın aldığı yavru köpeği evlenince yanında getirmişti. Küçük oğlunu ata bindirir gibi köpeğin sırtına bindirir ve evin salonunda gezdirirdi.

Evde köpek beslenmez dendiğinde, beslemeyip de ne yapayım? Sokağa atamam ya, gibisinden kimseye faydası olmayan ama zararlı bir cevap vermişti.

Hz. Muhammed: Tebrizli Ebu Cemal

Hz. Muhammed ( s.a.v ) ile yapılan fikir tartışmalarında, O’nu alt edemeyeceklerini anlayan Mekkeli müşrikler, bolca altın vererek, Orta doğunun en büyük şair ve ediplerinden Ebu Cemal’i Tebriz’den getirtirler. Mekke meydanında halk toplanır. Ebu Cemal oldukça hırslıdır ve doğaçlama dörtlüklerle, Hz. Muhammed’i çaresiz bırakıp, O’nu Mekkeli müşriklerin ve Müslümanların gözünde küçük düşürmeye kararlıdır.

Ebu Cemal, şarap kadehini masanın üstüne bırakır ve ayağa kalkar:
“ Ey Muhammed gelsene
Sen de şarap içsene
Gününü gün etsene
Kızlarla eğlensene. “

Hz. Muhammed’in Gençliği: Tuzak

Peygamberimizin ( s.a.v ) gençliğinde, Mekke’deki kervan sahipleri arasında, en iyi ve en doğru kervancının hangisi olabileceği konusunda tartışma çıktı. Kervan sahipleri, genelde Peygamberimizin ismi üzerinde yoğunlaşırken, Ebu Cehil, bu duruma karşı çıktı. Herkes gibi, Peygamberimizin de, bolca deve verilince değişeceğini, iyiliği, doğruluğu bir tarafa bırakacağını söyledi. Ebu Cehil’in planı hazırdı.

Ebu Cehil, Peygamberimizi çağırdı:
- Şam’a gitmesi gereken bir kervanım var. Bu iş için, sana altı genç deve veririm, dedi.

Bunun üzerine Peygamberimiz:

Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı

Günlerden bir gün, Karagöz, Bursa sokaklarında turşu satarken, yanına bir adam yaklaşır.

" Ben beni arıyorum ama bulamıyorum. Sen beni buldun mu? " diye sorar. Adamın ne dediğini anlamayan Karagöz sadece " hı " der. Bunun üzerine adam tekrar sorar:

" Ben kendimi arıyorum ama yokum. Yoksam yokum ve ben yoktan çıkıp, kendimi bulup kendimle kucaklaşmak istiyorum. "

Karagöz: " Bre adam, kendinle nasıl kucaklaşacaksın ki? İnsan ancak bir başkasıyla kucaklaşabilir. "

Karagöz İle Hacivat: İbiş'le Domuz Avı

Karagöz ile Hacivat, yanlarına İbiş’i de alıp, Uludağ’a domuz avına çıkarlar. Önceleri ellerde ok ve yay, kaşlar çatılmış, bakışlar keskin ormanda domuz ararken, sonraları yorgunlukla birlikte ok yaydan, kaş kaştan, bakışlar keskinlikten sıyrılır. Sıkıntıyı azaltmak için Karagöz’ün anlatmaya başladığı av hikâyeleri başına bela olur, çünkü anlattığının hep bir numara büyüğünü İbiş’ten duymak, Karagöz’ün giderek daha çok sinirlenmesine neden olur. Karagöz, İbiş’i uçurumdan aşağı atmakla tehdit eder.

Anket

Ne tür hikayeler okuyorsunuz:

Son yorumlar