Atasözleri 3

Hastanın ve tembelin ilacı ziyaretcidir.

Herkes mutluluk için yaşasaydı,
dünyada mutsuz hiç kimse olmazdı.

Atasözleri 1

Mutluluk dürüstlükgle gelir.

Kadere kapı kapanmaz

Gönülün sınırı yoktur.

Carlos - Stefan (Deneme)

Carlos- Stefan

Romana bir sabah posta kutusunu açtığında, el yazısıyle yazılmış cep telefonuyla birlikte - Ben Carlos’um.

Tunçpranga I (Deneme)

TUNÇPRANGA I

Julide günlerdir yorucu bir çalışma sonucu stres atmak için
Tunçpranga nicki ile bir akşam Chat´a girmişti. Böylesi bir nickin düşündürücü bir çağrışım yapacağı için, genelde düşünmesini bilen kimselerin yazacaklarını umuyordu.

Tunçpranga II (Deneme)

TUNÇPRANGA II

O korkunç ve üzücü olayın üzerinden iki yıl geçmişti.
O güne kadar ikiside birbirlerini aramamışlardı.
İlk zamanlarda Julide’nin aramamasına, olayın etkisinden kurtulamayışı
ve onu suçlamaktan vazgeçemeyişi neden olmuştu.

bağcı ile bülbül

Gül bahçesi... Kırmızı, pembe, sarı güller... Çevreyi gül kokusuna boğan, rengarenk güllerin yetiştiricisi ihtiyar bir bağcıydı. Geçimini sağlamak bir yana, bir gülün açmasıyla sanki bayram ederdi. Bahçede değil de sanki kalbinde büyütüyordu tomurcukları.

Her Zaman Bir Iz Birak..!

Kalemin hikâyesi çocuk, büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu: “Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun? Benimle ilgili bir hikâye olma ihtimali var mı?” Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi: “Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem yazdığım kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de seversin.” Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.

Sermayesi eriyen adam

BUZDOLABI DİYE birşeyin olmadığı devirlerde, içecekleri ve bazı yiyecekleri korumak için, dağlardan buz kesilir ve pazar yerlerinde satılırdı.

Sıcak bir yaz gününde, bir şeyh, talebeleriyle şehirde dolaşırken, böyle bir buz satıcısına rastladı. Satıcı:

Google´in İlginç Başarı Öyküsü

1938 Yılıydı AMERİKALI Matematikçi Edward Kasner

Mesai Bitiminde Evine Geldi.Kapıda Uzun Zamandır Göremediği 9 Yaşındaki Yeğenini Görünce Kasnerın Yorgunluğu Bir Anda Dağıldı.Bütün Sevgi Ve Şefkatiyle Yeğenine Sarıldı.Yeğeniyle Şakalaşan Edward Sordu: Söyle Bakalım Sana Çok Büyük Bir Rakam Versem, Onu Tanımlayan Bir Kelime Uydur Desem Bana Ne Dersin ?

Kendinize Engel Olmayın.

1950"li yıllarda kamuoyunda; doktorların araştırmalarına dayanarak "bir mil dört dakikanın altında koşulamaz, bu insan fizyolojisi açısından mümkün değildir" yargısı vardı. Bu görüşler atletizmle uğraşan atletleri ve atletizm otoritelerini etkilemiştir. Atletizm otoriteleri ve atletler bu görüşün etkisinde kalarak bir mili dört dakikanın altında koşmayı hiç düşünmediler. Yarışmalarda bütün atletler artık rekor kırmak için değil sadece birinci olmak için koşuyorlardı.

Anket

Ne tür hikayeler okuyorsunuz:

Son yorumlar