MÜHENDİS GETİRİRDİK

Kayseri’nin bir köyünde köylüler imece usulü yol yapıyorlar, bunun için de eşekten yararlanıyorlarmış. Eşek hangi yolu izlerse, orası genişletilip araba yoluna dönüştürülüyormuş. Köye gelmiş olan Amerikalı Barış Gönüllüsü ne olup bittiğini kavrayamadığı için köylülere sormuş;

İngilizceye Çevirmek

İngilizce dersinde öğretmeni çocuğa sordu .

- Oğlum sana Türkçe bir cümle vereceğim sen bunu ingilizceye çevireceksin

Çevireceğin cümle "Çocuk ,koştu koştu,denize düştü,boğuldu..."

Karne

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. Allah Allah dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."

SORU!

Öğretmen öğrencilerine bir kişiye soru soracam demiş sadece bir soru bilirse 100 verecem demiş.
Öğretmen Temeli kaldırmış."tavus kuşunun kaç tüyü vardır" demiş.
Temel:518 demiş.

Alma Alma

Bir gün nasrettin hoca elma satıyormuş.Her seferinde "alma alma" diyormuş.herkeste elmadan bahsetiyor sanmışlar.

Unutkanlık

Adamın birisi doktora gider.

Doktor ‘Şikayetiniz nedir?’ der.

Hasta ‘Unutkanlık hastalığı doktor bey.’

“Yemenin de bir âdâbı vardır”

Mazhar-ı Cân-ı Cânân rahmetullahi aleyh, yediği lokmalarda, çok titiz davranır, “Şüpheli” bir yemeği yemezdi aslâ.
Bir gün nasıl olduysa “Allahtan gâfil” birinin ekmeğini verdiler kendisine.
Aldı ve yedi bilmeyerek.
Ama hemen fark etti gerçeği.
Zîra kalbinin karardığını hissetti o anda.
O gâfil kimsenin zulmeti basmıştı kendisini.

ÇOK SIKINTIM VAR

Bir gün de biri gelip;
- Efendim, çok sıkıntılarım var. Ne yapayım? diye sordu bu büyük zâta.
Cevâben;
- Çok istiğfar oku! buyurdu.
Okuyup, bütün sıkıntılarından kurtuldu adam.
Başka gün, bir genç geldi ve;

Evin Reisi

Adamın biri
kitapcıya gider ve tezgahtara:

- "Evin reisi erkektir adlı kitap var mı?" diye sorar.

Tezgahtar cevap verir :

Komşu

Zengin sanayici, ihracat bağlantısı için gittiği bir Uzak Doğu ülkesinin en lüks lokantasında yemek yerken, kulağına çarpan sesle irkildi. Biraz ilerde oturan şişman bir adam, yarım yamalak İngilizcesi ile şef garsona yaptığı siparişten sonra, Turkçe bir şeyler söyleyip gülmüştü. Hemen yerinden fırlayıp onun yanına gitti ve büyük bir heyecanla:

- Afiyet olsun! dedi. Yanılmıyorsam Türksünüz değil mi?

Anket

Ne tür hikayeler okuyorsunuz:

Son yorumlar