Resûlullah Efendimiz'e nisbet etmeyiniz iftiradır!

Abdul Vehhabi Şarani hz Mısır'ın en büyük camiinde vaaz etmektedir.Camii lebâ leb dolmaktadır.O zamanlar kendisinin henüz bir veliyi kamile intisabı yoktur.Fakat ulum-u akliye ve nakliye de zirvededir.Sohbet etmekte iken cemaat içinde Aliyyü-l Havvas hz de vardır. Aliyy-ül Havvas hz zamanın büyük evliyasındandır.Abdul Vehhabi Şarani hz çok müessir bir konuşma yapmakla ve sohbetiyle cemeati çoşturmaktadır.

Hem kendi ağlıyor hem de cemaati ağlatıyordur. Sohbetin çok hararetli bir anında Abdul Vehhabi Şarani hz Resululllah Efendimiz buyuruyorlar ki diyerek bir söz okur işte o an olan olur cemaat içinde bulunan bir çok insanın tanımadığı bir eskici bir havas olarak yani hurma yapraklarından zembil yaparak satan bir zat olarak tanıdıkları Alüyyü-l Havvas hz itiraz eder sizin okuduğunuz hadis değildir. Rasulullah Efendimiz'e nisbet ederek iftira olur der Abdul Vehhabi Şarani hz inayeti ilahi yetişmiştir. Ancak cemaatin içinde itiraz adilmesi ruhunda fırtınalar koparır adeta başına bir kova kaynar su dökülmüştür. Abdul Vehhabi Şarani hz cevap verir bu söz şu sebeble hadis-i şerifdir der fakat Alüyyü-l Havvas hz hayır o söz hadis-işerif değildir. diyerek itirazına israr eder. Abdul Vehhabi Şarani hz ben seninle konuşurum cuma namazından sonra görüşürüz der Aliyy-ül Havvas hz leri de hay hay der sohbete devam eder. Ancak konuşmanın tadı tuzu kalmamıştır.Abdul Vehhabi Şarani hz'nin vücud ve enaniyeti kırılmıştır. Vaazını bitirir cumadan sonra Aliyyü-l havvas hz lerini bulur siz kimsiniz ki benim gibi alime itiraz ediyorsunuz? sizin ilminiz neki?" diye sorar Aliyyü-l Havvas hz leri mütevazidir Celallenmeyin gadablanmayın ben sizin gibi alim değilim ben nihayet bir ayakkabı tamircisiyim. Ancak Cenabı Hak bize bir lutfu vardır biz bir sözün hadis-i şerif olup olmadıgını şöyle anlarız hadis-i şerif ise okuduğu zaman okuyanın azından semaya doğru bir nur yükselir biz hadis-i şerif olduğunu ondan anlarız. Eger hadis-i şerif değilse okuyanın azından bir zulmet çıkar der Abdul Vehhabi Şarani hz hemen "ey Abdul Vehhab" der sen bir sözün hadis-i şerif oldugunu nasıl anlamaya çalışıyorsun evliya nasıl anlıyor? demek sen daha kapının dışındasın işin başındasın hemen bir veliyyi kamile intisap etmelisin der. Ve Aliyy-ül Havvas hz'nin eline kapanır."Hocam beni müridliğe talebeliğe kabul edin" der.Aliyy-ül Havvas hz oğlum sen bu yolun yolcusu olamazsın sen bizim yaylamızda yaylanamazsın.Bu kibir ve gururla şan ve şöhretle nasıl sofi olacaksın sende ilim irad ettiği bir vucud var enaniyet var sen bunlar ilemi bizim yolumuza intisap edeceksin? der. Abdul Vehhabi Şarani hz emredin hocam ne emrederseniz yapacağım der Aliyy-ül Havvas hz peki git o zaman ne kadar kitap yazdıysan Nil'e at"der hay hay hocam deyip o güne kadar ne kadar kitap yazdıysa hepsini Nil'e atar o günden sonra o kapının bendesi olur azad kabul etmez kölesi olur

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Ne tür hikayeler okuyorsunuz:

Son yorumlar