Dünya'nın Başı Dertte

Dünya dışı varlıklar ile insanların mücadelesi anlatan bir hikaye

İnsanların korkularıyla yüzleşmekten koktuğu ve karşılarına çıkabilecek tehlikelerden kaçanların olduğu bir zamandı.

Dünyanın globallaştığı,artık sınırların ortadan kalktığı bir zaman

Hemen hemen her ülkenin köylerinde garipsenen olaylar yaşanıyordu, tamamiyle kömür haline gelmiş cesetler,2-3 saatliğine evden ayrılan insanların 100 yıl öncesine ait kemik haline gelmiş halde bulunması,bir anda ortadan kaybolan kaybolan ve 1-2 ay sonra tıpkı oyun sonrasında eve dönen çocuklar gibi ortaya çıkan insanlar,veya hiçbir haber alınamayan insanlar...

Tamda devletlerin birbirleriyle çekişmeleri bitmiş,sınırların ortadan kalkmış,müslümanı yahudisi, hristiyan ı bir arada yaşadığı,savaşların sona erdiği bir zamanda bu gibi tuhaflıkların perde arkası herkesce merak edilmekte ve bu yüzden bir çok insan evlerinden dışarı adım atmakta bile korkar olmuşlardı.bu sıralarda tehlikenin farkına varamayan devlet yetkilileri ortada bir mafya veya bir çete çıkarmaya çalışarak tedirgin olan halkın içini ferahlatmaya çalışıyorlardı

Bu arada olayların olduğu yerlerde inceleme yapan bir grup türk bilim genci ele geçen delillere hiçbir şekilde insani olaylara rastlayamıyorlardı;dünya dışı elementler ,aşırı derece gama ışını ve dünya da bulunmayan enerji kaynağı kalıntıları.(Aslında herbiri alanlarında uzman bu gençler üniversite yıllarından beri merak sardıkları UFO maceraları hayal ederlerdi belkide çok tuhaf bir durum ama hepsininde ortak özellikler UFO ve DÜNYA DIŞI CİSİMLERE ilgileri büyüktü) bunu değerlendirmeye alan bu genç bilim adamları bunun ne olacağı hakkında uzunca bir süre araştırma yapıp bir sonuca varamayacaklarını anlayınca DBK (dünya bilim kongresinin) acil toplanmasını DDB (Dünya devletleri birliği) ye bildirdi ancak bunun zamanından önce olamayacağı cevabı bir tokat gibi çarpmıştı yüzlerine,,, bu işin peşini bırakmayan genç bilim adamları çok fazla milleti galayana getirmeden her milletden yaklaşık 1500 bilim adamlarını istanbul merkezli bir kongreye davet ettiler. ancak maddi yönden çöküntüye uğrayan genç bilim adamları,gerekli bir sunum ile gerekli deliller üzerine bir proje hazırlayıp tehlikenin ne olduğuna karar vermeleri üzerine dünya bilim adamlarını düşünmeye davet etmekti.ve davette bahsedilen gün gelip çattı bu davete bütün bilim adamları icabet edememişti ancak 1200 e yakın bilim adamları mevcuttu.Gereken projen sunuldu.ve bir çığ şekinde büyünyen bir ses gürültüsü kongre salonunu kapladı.tıpkı bir kasırga gibi olmuştu gürültü büyüdü.ve bu çıkılmaz gürültünün içinden bir cezayir bilim adamı kürsüye hızlı adımlarla çıktı ve bir türk bilim adamı olan recep gözüpek in elinden mikrofonu sanki gasp edercesine gereker:
-Efendiler!!!
diyerek yüksek sesle bağırdı.salon birden çöl sessizliğine dönüşmüştü.
-kendimi tanıtmak gerekirse ben seyid mahmut cezayirliyim... elde sunulan delillere bakar isek;bu artan olayların sonucu hiçbir ırkdan insan değil,nasıl bir tehlike ile karşı karşıyayız belli de değil ancak şu gerçeği sizinle paylaşmak istiyorum;acilen tedbir almaz isek bu olayların sonu gelmeyecek
dedi. ve kürsüden indi iner inmez o çekilmez gürültü çığ gibi yeniden büyüdü. bu dayanılmaz gürültünün altından genç bilim adamı Hasan tekyürek : mikrofonu alarak
-\\\\\\\"Sayın arkadaşlar\\\\\\\" diye yüksekçe bağırdı ve aynı seyid mahmud un sesiyle kesilen gürültü gibi çöl sessizliğine büründü salon
-biz aslında bu çıkarımlardan bir şeyler çıkarmak bir şeyler ortaya koymak için toplandık lütfen sessiz olalım ve birbirimizin görüşlerine saygılı olalım! herneyse ben ve arkadaşlarım bu toplanan dedil ve olayların tuhaflığından bizden daha üstün teknolojiye sahip bir yaşam türünün olabileceğini zannediyoruz yani cümlelerimin arkadasında yatan şudur ki;geçmiş yıllarımızda bahsedilen UFO diye tabir edilen cisimlerin varlığı hakkında düşünüyoruz\\\\\\\"

O anda salonda kilerin kanı çekilmişcesine yüzleri sarardı. konuşma bittikten sonra çıkan gürültünün aksine nefes sesi bile yoktu sanki,Yerinden kalkan isveç bilim adamı Harry zakkack
- Sayın arkadaşlar sayın hasan tekyürek in söylediğini kabul etmemiz akabinde ne yapacağımız sorusu gündeme geliyor, şimdi soruyorum eğer böyle bir yaşam türü var ise ki zannetmiyorum,neden uydularımız tesbit etmedi,olaki böyle bir yaşam türü olsaydı haberimiz olurdu ayrı bir bakış açısı olarak Bu yaşam türünün teknolojisi bu kadar büyük ise neden bizleri şimdiye kadar yok etmediler? Bunları duyan hasan tekyürek :
-Belki savaş istemiyorlardır? Diye herkesin duyacağı şekilde bağırdı.
-Peki neden insanları öldürüyorlar?
-Orasını bilseydik varlığından Bu kongre yapılmazdı

Dedi ve salondakilerin suratlarındaki tebessüm ü ile isveç bilim adamı sessizce yerine geçti.bu arada söz hakkı alan rus bilim adamı balack ovich
-sayın arkadaşlar ihtimaller üzerinden bir sonuca varmak biraz zordur eğer böyle yaşam türü varsa onlar ile nasıl anlaşacağız veya savaşacağız! bilindiği üzere uzun zaman önce silah sanayi durduruldu ve silahlar da hiçbir gelişme yaşanmadı.nükleer silahlar kaldırıldı....
biraz gülümsedi ve
-Onlar taşlar lamı saldıracağız? dedi ve bilinmez aceleci adımlarla yerine oturdu.

bu olanlar bu salonun içerisinde tatışıla dursun olaylar birbirini takip etmekte bir çok insan bu bilinmezlik ekseninde hayatının yitirmekteydi.bu ıssız yerlerşim yerlerindeki bu ölümler türkmenistan bilim adamı ahmet shakarovich a bir fikir uyandırdı ve gürültüden geçilmeyen salonda ölüm sessizliği varken söz istedi ve yavaş adımlarla ne söylüyeceğini düşünerek kürsüye çıktı ve:

-saygı değer arkadaşlarım
DDB (Dünya devletleri birliği) belkide tehlikeyi henüz kavrayamadı.ancak bu bizim boş duracağımız anlamına gelmez. aslında benim önerim bu olaylar genellikler ıssız yerleşm yerlerinde meydana geldiğine göre;vakaların en çok görüldüğü bölgeye gerekirse birer tuzak veya gözlem aracı koyabiliriz ? dedi ve salonda biranda ölüm sessizlği bozuldu ve \\\\\\\"Hangi parayla\\\\\\\" diye bağrışmalar başgösterdi.tepkinin büyümesinden korkan ahmet shakaovich hızlı adımlarla kimseyle göz göze gelmeyeye çalışarak yerine oturdu.Mikrofonu eline alan genç Hasan tekyürek:

-Sayın arkadaşlar biz bu kongreyi toplamamızdaki amacımız aslında bir çözüm yolu bulmak ancak görüyorum ki çözümden çok çıkmazlığa itiliyoruz bazı şeyleri yapmak için fedakar olmak gerekiyor ama ben bu fedakarlığı sizde göremiyorum \\\\\\\"Beyler..!!! geleceğiniz çocuklarınız ülkeleriniz tehlike altında olabilir. eğer sayın Ahmet shakarovich beyden daha iyi fikri olan varsa lütfen bizimle paylaşsın! dedi.

-sayın ahmet shakarovich söylediğiniz düşünülecek ve uygulanması en kolay şekilde olmasına çaşılacak dedi ve sonra
-Saygı değer bilim adamları bir dahaki kongremiz salı günü saat 12.30 dadır lütfen size ayrılan odalarınıza ikamet ediniz. dedi ve kongreyi kapattı.

Ertesi gün saat 12.30
Türk bilim adamı hasan tekyürek

-Saygı değer bilim adamları Kongremize yeniden hoş geldiniz.Yeniden kongreyi açmadan önce söyleceğim bir kaç söz var ;MmmM dün ki kongremizdeki kargaşa ortamından dolayı hepinizden özür diliyorum aynı ortamın bir daha gerçekleşmemesi için gerekli duyarlılığı göstereceğinizden eminim
dedi ve sakin tavırlarıyla kendisine ayrılmış boş ve özel döşemeli koltuğuna oturdu.

Kongre salonunda dünkünden daha kalabak bilim adamı topluluğu mevcuttu. ve genç bilim adamı recep gözüpek kürsüye çıkarak
-sayın konuklarımız ikinci kongremizi yüksek müsadenizle açıyorum
dedi ve kürsünün kenarında bulunan yerine geçti. bu sırada 1.kongreye katılamayan fransız bilim adamı goriot de le oturduğu arkada sıralardan yükseklerek kalktı ve uzun boyu ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı kürsüye çıkmak için hamle yaparak kongre salonun sığ ve eski merdivenlerine basarak kürsüye doğru yaklaştı,kürsüye yakın bir mesefede hızlı adımlarıyla kürsüye çıktı.ve mikrofonun boyunu kendi boyuna ayarlayarak.

-Saygı değer bilim adamları kongrenin neden toplandığına dair konu hakkında çok önemli bilgiler elimde mevcut.
dedi bütün gözler fal taşı gibi açılarak genç fransız bilim adamına bütün gözler çevrildi.birden şaşkın gözler birbirine bakmaya başladı. fısıldaşmalar yeniden çoğaltı ve goriot de le sessizliği sağlamak için

-MmMM sayın bilim adamları birazdan göstereceğim görüntüleri dün avustralyanın doğu yakasındaki bir köyde çekilmiştir dedi ve cebindeki kumandayı çıkararak önceden hazırladığı videoyu çalıştırmak istedi \\\\\\\"Lütfen ışıkları kısalım\\\\\\\" dedi . ışıklar kapandı derin bir sessizlik hakimdi salonda. video kayda girdiğinden-sonuna kadar izleyen dünya bilim adamları;sararmış yüzleri ile birbirlerini süzerken rus bilim adamı ballask ovich hızlı bir şekilde yerinden kalkarak salonu terk etti kimse ne olduğunu anlamamıştı.(Görüntüde: bir avustralya vatandaşı kır yerleşim yerine doğru ilerlerken bilinmeyen bir cisim yaklaşıyor ve birden kayboluyor. bu arada vatandaş yerde kemik şekilde)

Görüntünün şokunda olan hasan tekyürek hızla kürsüye çıkarak mikrofona yapışırcasına zaten şaşkın ve korku içinde olan bilim adamlarına hitaben

-Sevgili arkadaşlar biliniyor ki Bu cisim dünya dışı bir yaşam alanına ait ve pek dost canlısına benzemiyor hükümet ve DDB bu görüntüleri ilk görünürde yalanlar bu yüzden 1.kongrede konuştuğumuz gibi bu görüntüler etrafında insanları örgütlemeliyiz

dedi ve görüntünün etkisinde olan ve korkan bilim adamlarının hepsi birden galayana gelmişçesine alkış yağmuruna tuttular genç bilim adamını.

Alkış yağmuru kesilmeksizin devam ederken kongre salonunun kapısı hızla açıldı. kapıyı açan genç, fazla uzun boyu olmayan yakışıklı bir deliklanlı idi. ingiliz bilim adamınının oda arkadaşı ve samimi ahbabı olan bu genç delikanlı bir anda dikkatleri kendi üzerine toplamayı başardı.Zaten kapının açılışından dolayı herkes tedirgin olmuştu, Genç kongre kürsüsüne doğru koşarak
-Efendiler ,Efendiler !!!

diye neredeyse kongredeki sesi bastırmak istercesine avazı çıktığı kadar bağararak geliyordu. kürsüye hızlıca çıktı mikrofona bile ihtiyaç duymadan

-İngilitere ve Fransa Astronomi merkezlerinden gelen haberlere göre dünya üzerini sarmış olan yüzlerce cisim olduğunu söylüyorlar
dedi ve o kanlı canlı bilim adamları birden bire taş kesildiler.sanki salonda çaresizliğin ve ölüm sessizliği vardı.belkide dünya içi savaş durumlarında daima bir başka ihtimal vardı ancak bu durum değişikti.
gücü bilinmeyen dünya DIŞI VARLIKLAR ,hernekadar teknololjik gücü bilinmiyor deniyorsa DDB den daha fazla gelişmiş olduğu tahmin ediliyordu.

Bunun üzerine Hasan Tekyürek mikrofona yavaşça yaklaşarak

zaten sessiz olan salona karşı sessiz bir şekilde

-Hazırmısınız?

diye bir soru yöneltti gerçektende bilim adamları ne yapacaklarını şaşırmış bir şekilde etrafına bakınmaya başladılar

DEVAMI İKİNCİ BÖLÜM DE

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Ne tür hikayeler okuyorsunuz:

Son yorumlar