CEM ILE SEVDA

IKI ASIKLAR AYNI MEZARA GÖMÜLÜR CEM SEVDAYI COKSEVDGI HALDE HEP UZAKKALIR BABASININ KATILIYDI SEVDAYA GÖRE

Allah Yalnız Bırakmaz

Bir akşam geç saatte karanlık sokakta yürürken çalılıkların arkasından boğucu çığlık sesleri duydum. Yavaşlayıp sesi dinlediğimde, duyduklarımın boğuşma sesleri olduğunu anladım. Ağır hırıltılar, yırtılan kumaş sesleriydi bunlar. Bir kızın saldırıya uğradığını fark ettim. Müdahale etmeli miydim? Kendi güvenliğim için endişelenmiştim ve bu gece yeni yolu tercih ettiğim için lanet okudum. Sadece, en yakın telefona gidip polisi mi aramalıyım diye düşündüm. Sonsuza kadar sürecekmiş gibi gelmesine rağmen, aklımı başıma almam sadece birkaç saniyemi almıştı.

Esma ile Alican

Küçük Yusuf çok akıllı,temiz kalpli, iyilik yapmayı seven bir çocukmuş. Yusufun o kadar çok arkadaşı varmış ki kendisi bile saymakla bitiremezmiş. Yani onu herkes severmiş. Arkadaşlarından biri onun kadar temiz kalpli değilmiş. Yusufun herkes tarafından sevilmesini, sayısız arkadaşları olmasını çekemezmiş. Murat buna bir son vermeliyim diye düşünmüş. Diğer arkadaşlarına onu çekiştirmeye başlamış.

AHMED-İ BEDEVÎ hazretleri (kuddise sirruh) talebesine şöyle vasiyette bulundu:

Ey Abdül' âl! Allahü teâlânın kullarından birine bir musîbet gelse, bunun için sakın sevinme! Gıybet ve dedi-kodu yapma! İnsanlar arasında söz taşıma! Sana eziyet vereni, zulmedeni affet! Kötülük yapana iyilik et! Sana vermeyene ver.

Hz. Fatıma (a.s) ve İlim Öğretmenin Değeri

İmam Hasan Askeri (a.s)’dan şöyle nakledilmiştir:

“Bir gün bir kadın, Hz. Fatıma'nın (a.s) huzuruna varıp şöyle dedi: Güçsüz bir annem vardır, namazında zor bir meseleyle karşılaştı ve o meseleyi sana sormam için beni huzurunuza gönderdi. Hz. Fatıma (a.s) o meselenin cevabını verdi. O kadın, ikinci kez başka bir mesele sordu. Hz. Fatıma yine cevabını verdi. Daha sonra üçüncü bir mesele sordu, böylece sorduğu soruların sayısı onu buldu. Hz. Fatıma de hepsine cevap verdi. Sonra o kadın sorunun çok olmasından dolayı utanıp "Sizi daha çok yormayayım" dedi.

Hz. Fatıma'nın (a.s) Çeyizi

Peygamber (s.a.a), Fatıma (a.s)’ı, Hz. Ali (a.s)’la evlendirmeye karar verince, Hz. Fatıma'ya çeyiz almak için Hz. Ali’den zırhını satmasını istedi. Hz. Ali (a.s) da zırhını çarşıya götürüp sattı ve parasını Peygamber (s.a.a)’in huzuruna takdim etti. Resulullah (s.a.a) de o parayı ashaptan bir kaçına vererek Fatıma’nın evine ve kendisine gerekli olan eşyaların almasını emretti. O parayla satın alınan eşyalar şunlardan ibaretti:

Söyle bari

Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca'ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:

Benden borç isteme

Bir gün Nasrettin hocanın aldığını geri vermeyen bir arkadaşı:
-Hoca efendi senden bir isteğim var demiş.
Hoca adamın yine para isteyeceğini anlamış ve;
-Benimde senden bir isteğim var,önce sen onu yerine getir,sonra kendi dileğini söyle demiş.

Talep edene hizmetçi ol

Gece yarısından sonra, Hz. Mevlana’nın dergahının kapısı çalınır. Talebeleri açar. Sarhoş bir genç, (Ben Üstad Mevlana’yı görüp, elini öpüp duasını alacağım) der. Talebeler kovsalar da, o gitmez, (Duasını almadan asla gitmem) diye diretir. Talebeler ne yaptılarsa oradan uzaklaştıramazlar.

Gürültüye Hz. Mevlana uyanır, (Ne var, ne bu gürültü?) diye sorar. Talebeleri, Efendim, sarhoş bir genç, duanızı almadan gitmeyeceğini söylüyor derler.

Bir adam Hz. Ali’ye (k.v.) geldi ve 4 soru sordu.

Bir adam Hz. Ali’ye (k.v.) geldi ve:
“Sana sormak istediğim dört sorum var” dedi.

İlim Şehrinin Kapısı:

“Buyur, sor!” dedi.

Adam sordu:

“Vacip nedir? Vacipten evvel vacip nedir?”

Hz. Ali cevap verdi:

data-ad-client="ca-pub-8225079082187134"
data-ad-slot="5411446925">

Anket

Ne tür hikayeler okuyorsunuz:

Son yorumlar