Hanımın Hayatı...

  HANIM IN HAYATI Bu gece yılbaşı gecesi,2005 yılını 2006 yılına bağlayan gece.Bütün televizyon kanallarında eğlence programları var.Şarkı, türkü ve dansöz eğlenen doyasıya eğleniyor.Çocuklarım ve eşim oturmuşuz cips, kuruyemiş yiyoruz, televizyon seyrediyoruz.İçime hüzün çöktü,yıllar öncesine gittim.İşe ilk başladığım yıllara.Neydi o günler o yıllar.Hanımı o zaman tanıdım. Kapı açıldı içeriye, zavallı bir kadın girdi.Üstü başı yırtık,elinde bir çanta, çantanın içi kağıt ve evraklarla dolu.Çantasını açtı, masama bir sürü evrak bıraktı. ‘Ben ilaç istiyorum ,‘dedi.Ben, kim olduğunu sordum ,adının Hanım olduğunu ve sürekli ilaç kullandığını söyledi.Üzülmüştüm haline ,perişanlığına, ona yardım etmek ,onunla ilgilenme isteği doğdu içimden.Gerçekten yardıma muhtaçtı.Kağıtlar arasından gözüm raporuna takıldı.Elime aldım baktım inceledim , raporda epilepsi (sara) hastası ve sürekli ilaç kullanması gerekli olduğu yazılıydı.Hanımı tanımak ve ona yardım etmek istiyordum.

Hanım ,7 erkek kardeşin en küçüğü.Babası ,o küçükken ölmüş. Annesi ile birlikte yaşamış yıllarca. Hanım, çocukluğunu pek hatırlamıyor, okula hiç gitmemiş..Genç kızken rahatsızlanmış ara ara bayılmalar başlamış. Annesi onu alıp doktora götürmüş.Zavallı yaşlı kadın, kızının neden ara sıra bayıldığını sormuş, doktora.Doktor” gerekli incelemeyi yapmadan size bir şey söyleyemem” demiş.Tahlil, film derken bir sürü incelemeden geçmiş hanım.Tahlil ve tomografi sonucu anneye,kızının epilepsi hastası olduğunu söylemiş ve sürekli ilaç kullanması gerektiğini anlatmış. Rapor çıkartmalarını söylemiş.Annesi ve Hanım çok üzülmüş.Hanım artık raporlu kronik epilepsi hastası. Annesi, bu olaydan birkaç yıl sonra vefat ediyor.Hanım, tek başına kalıyor.Ağabeyleri var ama kimsenin kimseye faydası yok.Hanımın hastalığı gittikçe ilerliyor,sık sık bayılma nöbetleri başlıyor.Hanım, kendi kendini idare etmeye çalışıyor ama zor bu hastalığın pençesine düştü bir kere.Dengesiz hareketler başlıyor ve adı deliye çıkıyor.Köyün delisi oluyor.Çocuklar” deli hanım” diye taş atıyorlar.Kimse onu insan yerine koymuyor.Bir kişi onunla sohbet etmiyor.O nereye varırsa insanlar orayı terk ediyor.Yalnız kalıyor bunalıyor ama sesini kimseye duyuramıyor.Kendi kendine “Ben deli değilim” diyor ama insanlar onu dinlemiyor bile. Onu tek bir canlı dinliyor oda kedisi.Evinden dışarı çıkmıyor,kimseyle konuşmuyor.Evinde kedisi, fareleri ve yılanı ile birlikte yaşıyor. Soruyorum” yılan dan korkmuyor musun?” diye;” İnsanlar bana hayvanlardan daha çok zarar veriyor yılan bana dokunmaz” diyor.Günler böyle geçiyor. Günler böyle geçiyor ama hanım geçinmek için bir şeyler yapmak istiyor. Savan dokuyor,sofra dokuyor satıyor.Nergis,sümbül,kekik satıyor geçimini bu şekilde devam ettiriyor.Devletin 2022 sayılı yasa gereğince, 65 yaşını dolduran yaşlı, raporlu hastalara ve sakatlara vermiş olduğu maaşa bağlanıyor. Geçimin yolunu buluyor ah birde deli hanım diye horlamasalar çok daha iyi olacak.Kahrediyor hanım yaşadığı hayata isyan ediyor, zıkkım çalsın böyle hayatı diyor. Köyün delisi Mehmet, hanıma aşık oluyor, her gittiği yerde ben hanımı seviyorum onunla evleneceğim diyor.İnsanlar Mehmet’in aşkıyla alay ediyorlar.Mehmet’e neden gidip hanıma kendin söylemiyorsun seni seviyorum hanım demiyorsun diyorlar. Mehmet gaza geliyor.Bir gün hanımın karşısına dikiliyor ‘Hanım ben seni seviyorum seninle evleneceğim ‘ diyor.Hanımın hiç hoşuna gitmiyor bu söz.Zaten Mehmet’e kızgın alıyor eline ekmek bıçağını kovalıyor Mehmeti ve bacağından yaralıyor. Bu söz bana söylenir mi? ben senide istemiyorum evlenmekte istemiyorum’ diyor hanım.Mehmet bir daha söyler mi? canını zor kurtardı hanımın elinden.O deli ben deli istemem hanımı diyor.Hanımın en çok önem verdiği bakireliği , ve bakire olarak ölmek. Acaba bakire olarak ölecek mi gerçekten? Aradan yıllar geçiyor hanım 55 yaşına geliyor yüksek tansiyondan kısmi felçlik geçiriyor.Günlerce evde yatıyor.Hayırsever köylülerin yardımı ile kendi kendini idare etmeye başlıyor. Artık savan sofra dokuyamıyor.Ama devlet onun gıdasını, parasını kömürünü eksik etmiyor.Gereken bütün yardımlar yapılıyor.Annesinden kalma 1 odalı evinde oturuyor. Ama ne yazık ki ağabeyleri rahat vermiyor, bu ev miras malı çık satacağız diyorlar.Hanım ne yapsın bu yaşta hasta hasta üstelik felçli nereye çıksın nereye sığınsın çaresiz hanım. Abisi mahkemeye veriyor onu evden atmak için.Mahkemenin kararı hanımı da bizleri de çok sevindiriyor.Hanım ölene kadar o evde oturacak kararı çıkıyor. Evi hanım için çok önemli orda anıları var.Zıkkım çalsın böyle hayatı diyor tekrar bıktım böyle yaşamaktan diyor.Yaşamak zorunda olduğunu sabretmesi gerektiğini söylüyorum hanıma.Derdini veren Allah bir gün dermanını da verir diyorum teselli etmeye çalışıyorum.Hayatında tek dertleştiği insanın ben olduğumu söylüyor.Ben buna çok seviniyorum bir insana manevi olarak destek olmak çok güzel bir duygu.Ben bu duyguyu çok yaşadım.Bir gece hanımın kapısı çalıyor. Kapı çalıyor,çalıyor acaba bu saatte kim gelen diyor şaşırıyor hanım.Kapıyı açsa bir türlü açmasa bir türlü. Kim hanıma kötülük yapabilir ki , korkmuyor kapıyı açıyor.İçeriye aniden üç kişi giriyor.Hanımın ağzını ve ellerini bağlıyorlar. Hanımı sırtlayıp ormana götürüyorlar. Köylüler hanımı merak ediyor 2 gündür sesi çıkmıyor diye evine gelip bakıyorlar ama evde kimse yok. Merak edip aramaya başlıyorlar ,Jandarmaya haber veriyorlar. Bütün aramalar boşa gidiyor hanımdan hiçbir haber alamıyorlar. Sanki yer yarılmış da hanım içine girmiş .Aramaktan vazgeçmek üzere iken bir yer aklılarına geliyor kuytu bir yer.Bakılmayan tek yer orası kalmıştı. Gördükleri manzara insanları şok ediyor.Hanım çırılçıplak soyulmuş bir ağaca bağlanmış.Vücudu darp ve darbeler yara bere içerisinde, ama yaşıyor. Hemen alıp hastaneye getiriyorlar.Hanım yoğun bakıma alınıyor.Olayla ilgili hiçbir kişiye bir kelime anlatmıyor kahrediyor yaşadıklarına. Muayene sonucu tecavüze uğradığı ve ağır işkence yapıldığı ortaya çıkıyor.Günlerce yoğun bakımda yatıyor.Vücudu tedaviye cevap veriyor.Yara bere darbe izleri yavaş yavaş iyileşiyor. Ama ruhu tedaviye cevap vermiyor ruhen ölü.Çünkü hanım çok önem verdiği bakireliğini kötü bir şekilde kaybediyor. Artık yaşamanın bir anlamı yok. Hem yaşasa bile insanların yüzüne nasıl bakar. Doktorlar şaşırıyor. Hanım bedenen iyi ama ruhen iyileşmiyor. Beklemekten başka çare yok. 20 gün bekliyorlar, 21. günü hanım vefat ediyor. Allah rahmet eylesin.Hanımın yaşamı böyle başlayıp böyle bitiyor. Hanıma bu kötülüğü kim yapmış neden yapmış olabilir? Hiçbir sorunun cevabı alınamıyor.Olay kapatılıyor.Yazık oldu hanıma. Hanım bu kötülüklerin hiç birini hak etmemişti.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

data-ad-client="ca-pub-8225079082187134"
data-ad-slot="5411446925">

Anket

Ne tür hikayeler okuyorsunuz:

Son yorumlar